Back
Next

PRP

PRP (trombositten  zengin plazma) cilt yenileme tedavisinde liderliği çeken bir anti-aging uygulamasıdır. Tedavide hastanın kendi kanı kullanılır ve bu nedenle alerji riski yoktur. PRP tedavisi kişinin kendi doğal iyileşme gücünü aktive eder ve doku yenilenmesini potansiyalize eder.

PRP’nin kozmetolojide, göz  çevresindeki ince çizgiler, nazolabial oluklar, üst dudaktaki kırışıklıklar, akne izleri, alındaki kırışıklıklar, boyundaki kırışıklıklar, göz altındaki torbalar ve koyu halkalar, ve el sırtı kırışıklıklarının tedavisinde kullanılır.

PRP tedavisi kanda bulunan trombosit  hücrelerini kullanır. Trombositler  kanamayı durdurma görevlerinin dışında kan damarlarının ve hücrelerin onarımında rol alır. Trombositlerde bulunan büyüme faktörleri vücutta bulunan hücreleri uyarır ve yeniler. Büyüme faktörleri salgılandıklarında kollojen üretimini başlatır ve yeni  damar oluşumunu uyararak deriyi yeniler.

Trombositten  zengin plazma elde etmek için özel  bir filtre kullanılır.Bu özel filtre ve santrifüjle %97 oranında tombosit hücreleri kandan ayrılır ki bu normal plazmadaki oranın 6-10 katıdır.

Kullanılan filtrenin ve malzemenin kalitesi ayrıştırılan trombositlerin kalitesini, miktarını önemli oranda etkiler. Bu da tedavinin başarısında önemli bir etkendir. PRP tedavisi için özel olarak üretilmemiş standart kan tüpleriyle yapılan uygulamaları PRP tedavisi diye adlandırmak mümkün değildir. Çünkü standart kan tüpleriyle yapılan uygulamalarda trombosit yerine ayrıştırılmış serum uygulanmaktadır.

Uygulamada, önce hastanın kanı alınır. Kan özel filtreli tüplere koyulur. Ayrıştırma santrifüjde yapıldıktan sonra tüpün orta kısmında bulunan trombositten zengin plazma alınarak  tedavi edilecek bölgeye uygulanır.

Trombositler ve akyuvarlar hücreler sinerjik etki göstererek injeksiyon alanlarında değişik büyüme faktörlerinin salınımına neden olurlar. Bu kollojen ve hyalüronik asit üretimine neden olarak yara iyileşmesini sağlar ve böylece akne skarlarından  oluşan düzensizlikleri ve kırışıklıkları düzeltir.

PRP cilt rejenerasyon terapisi göz altında hasarlanmış derinin yenilenmesinde çok etkilidir ki bu etkiyi diğer rejuvenasyon terapileriyle ya da lazerle yakalamak çok zordur. Bu tedavi kişinin kendi kanını kullanır bu nedenle de alerjik reaksiyon veya infeksiyon  riski yoktur. Hyalüronik asit ve kollojen injeksiyonuna göre etki süresi çok daha uzundur. Diğer avantajı da deride herhangi bir kesiye gerek yoktur ve iyileşme süresi de çok kısadır. Oluşan şişlik 2-3 satte gider. Bütün bunlar da bu tedaviyi çok güvenli kılar.

Tedavinin etkileri seanslardan 2 hafta sonra oluşmaya başlar, beklenilen tam etki seansların bitiminden 2-3 ay sonra ortaya çıkar.Etkinlik 18-24 ay devam eder. Sonra yapılan koruma seansları tedavinin kalıcılığını arttırır.

Alerjik reaksiyon riski yoktur, çünkü PRP’de hastanın kendi kanı kullanılır.Çok küçük miktarda şişlik, morarma ve kızarıklık olur ve bu da 12-24 saatte geçer.İnjeksiyon yerinde morluk olabilir ve bu morluk 2-3 günde geçebilir.Uygun olmayan malzeme kullanımı enfeksiyon riskini arttırır.

Düşük Platelet sayısı olanlar, kronik karaciğer hastalığı olanlar, kan pıhtılaşmasını önleyici tedavi alanlarda PRP tedavisi uygulanmaz.

Copyright (C) 2014. Turkuaz Poliklinik. Tüm Hakları Saklıdır.